PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Avusturalya Aborjin Inanclari


MAVI
03-18-2008, 10:24 AM
Avusturalya -Aborjinleri ve Inanclari
--------------------------------------------------------------------------------
Yerli kabilelerden bazilari; New South Wales ve Viktorya'da Koori, Queensland'da Murri, Güney Avustralya'da Noongar, Merkezi Bati Avustralya'da Yamatji; Güneybati Avustralya'da Nunga, Kuzey Avusturya'da ve Kuzey bölgelerine komsu bölgelerde Anangu; orta Kuzey bölgede Yapa, Dogu Arnhem topraklarinda Yolngu ve Tazmanya'da Palawah kabileleri gibi.
En büyük gruplardan Anangu (Çölden gelen kisi anlamina gelmektedir) kabilesinin Yankunytjatjara, Pitjantjatjara, Ngaanyatjara, Luritja ve Antikirinya seklinde alt topluluklari bulunmaktadir.
Tarih
Avustralya yerlileri kendilerinin hep Avustralya kitasinda bulunduklarina inanirlar. Yerlilerin kökeni ile ilgili elde hiçbir bilimsel kanit bulunmamaktadir. Güneybati Asya'dan bu kitaya gelmis olmalarina ragmen hiçbir Asya halkiyla herhangi bir baglantilari olduguna dair kanit bulunmamaktadir.
Ilk Avrupali yerlesimcilerin kitaya gelisinden önce Avustralya'da 250 bin ve 1 milyon arasi bir nüfusun oldugu tahmin edilmektedir. Nüfus düzeyi muhtemelen binlerce yildir ayni kalmaya devam etmistir. Avustralya yerlilerinin çogunlukla çöl sakinleri oldugu seklindeki genel kani aslinda yanlistir çünkü en yogun yerli popülasyonunun oldugu bölgeler sahil bölgeleridir. En büyük nüfus yogunlugu kitanin güney ve dogu bölgelerinde özellikle de Murray Gölü vadisinde yer almaktadir. Bununla birlikte Avustralya yerlileri, Tazmanya'nin soguk ve nemli platolarindan kitanin kurak iç bölgelerine kadar tüm Avustralya'da doga ile basarili bir uyum saglamislardir. Yerlilerin kullandiklari teknikler, yiyecek türleri ve avlanma biçimleri yerel kosullara uyum saglamistir.
Kitanin Avrupali yerlesimciler tarafindan sömürgelestirilmesi sonrasinda sahil bölgelerindeki yerli nüfus hizla topraklarindan edildiler ve geleneksel Aborijin yasam biçimini terketmeye zorlandilar. Avrupalilarin yerlesmekten kaçindiklari kurak bölgelerdeki yerli topluluklar ise yasam biçimlerini daha fazla korudular.Fakat Avrupali istilacilardan kaçarak iç bölgelere siginan Aborjinler daha fazladir.çünkü yeni gelenler onlari çöle sürdüler. Oysa yeni gelen Avrupalilar tanrilarinin geri döndügüne inanan Aborjinler için bir soykirim diyebilecegimiz bazi durumlara maruz kaldilar. Kiyi seridini terk edip çöle gitmek zorunda kaldilar. Sonun baslangici baslamisti artik!
Avrupali Yerlesimcilerin Kitaya Etkisi
1770 yilinda Kaptan James Cook, Avustralya'nin dogu sahillerini Büyük Britanya adina ele geçirdi ve burayi Yeni Güney Galler (New South Wales) olarak isimlendirdi. Avustralya'daki Ingiliz sömürgeciligi 1788'de Sydney'de basladi ve kitaya ilk gelen Batili yerlesimciler çiçek, suçiçegi, grip, kizamik gibi rahatsizliklari da beraberlerinde getirdiler. Bünyeleri bu hastaliklari hiç tanimayan Avustralya yerlileri bu hastaliklara yakalanarak büyük ölçüde kayiplar verdiler ve nüfuslari önemli ölçüde düsüs gösterdi.
Ingiliz yerlesimcilerin ikinci etkisi arazi ve su kaynaklarini kendilerine ayirmalari olmustur. Beyaz yerlesimciler avci-toplayici olan yerli halkin kendi topraklarina sahip olma gibi bir kavrama sahip olmayan ve sürülecekleri herhangi bir yerde de mutlu yasayabilecek göçmenler olarak görmüslerdi. Oysa geleneksel arazilerini, yiyecek ve su kaynaklarinin kaybi yerliler üzerinde ölümcül etki yapmis ve hastaliklarla güçsüz düsmüslerdi. Ayni zamanda beyaz adamlar Avustralya yerlilerinin arazileriyle derin ruhsal ve kültürel baglara sahip olduklari gerçegini görmemis veya görmemezlikten gelmeyi tercih etmislerdi. Geleneksel dini pratiklerinden uzaklastirilan bu halklarda dogum oranlari hizla düsmüs alkol gibi yerlilere yabanci içkilerin kullanimi artmisti. 1788 yili ile 1900 yillari arasinda yerliler, maruz kaldiklari hastaliklar, topraklarinin kaybi ve kendisini kitanin efendisi ilan eden beyaz adamdan gördükleri siddet sonucu nüfuslarinin yaklasik %90'ini kaybettiler.
Aborjin Soykirimlari
Avusturyanin Avrupali sömürge güçleri Avustralya yerlilerini farkli zamanlarda soykirim uygulamalarina tabi tutmuslardir. Ancak soykirimlarla ilgili bilgi çogunlukla hükümetin tuttugu kayitlardan edinildigi için sayilarinin belirtilenden çok daha fazla olabilecegi düsünülebilir.
Northern Territory Legislative Assembly'nin üyesi olan John Ah Kit 9 Ekim 2003 tarihli bir tartismada sunlari söylemektedir:
1920'lerin sonlarinin büyük bir kuraklik zamani oldugu ve bu yüzden de bu ortamda Avustralya'da siyah/beyaz iliskilerinin öncülerinin aralarindan pek çok sey geçtigi unutulmamalidir. Dogal kaynaklar üzerinde yogun bir mücadele yasanmaktaydi. Bir arazi ve onun halki arasi arasinda; sigirlar ve beraberlerinde silahlar ve hastaliklar getirenler arasindaki bir çatismaydi bu. Genellikle yanlis anlasilan sey su ki Coniston Katliaminin tek bir olay degil polis gruplarinin ayirim gözetmeden haftalarca öldürdügü bir seri cezalandirici baskinlardan biri oldugudur."
Asagida bunlardan birkaçi yer almaktadir:
• Fremantle, Bati Avustralya (1830): Bati Avustralya'daki Avustralya yerli halkina yönelik ilk resmi 'cezalandirma baskini' (punishment raid) bu girisim Yüzbasi Irwin tarafindan 1830 Mayisinda gerçeklestirilmistir. Fremantle'in kuzeyindeki Aborjin kampina Irwin'in yönlendirdigi askerler tarafindan pek çok Aborjin öldürülmüs ve yaralanmisti.
• Convincing Ground katliami (1833-34) : Portland yakinlarindaki Victoria'da Victoria'daki kayitli en büyük katliamlardan biri yapilmisti. Balina avcilari ve yerel Kilcarer Gunditjmara halki balina teknelerini sahile çekme haklari için mücadele etmekteydiler.
• Waterloo Creek katliami (1838) : Waterloo Creek denilen yerdeki yerli kampina düzenlenen baskinda aralarinda kadin ve çocuklarin da bulundugu 100-300 arasinda Avustralya yerlisinin öldürüldügü iddia edilmektedir.
• Coniston katliami (1928) : Avrupalilarin Aborjinlere uyguladigi bilinen son katliamdir. Coniston'da bazi Aborjin aileleri Avrupalilar tarafindan vurulmustur. Katliam dingo avcisi Frederick Brooks'un 1928 Agustosunda Yukurru denilen yerde bazi Aborjinliler tarafindan vurulmasinin intikami adina islenmistir. Resmi kayitlar 32 Aborjinin öldürüldügünü ifade ederken tarihçiler en az altmis Aborjin erkek, kadin ve çocugunun katliamda öldürüldügünü iddia etmektedirler. Brooks'un öldürülmesi üzerine yerel polis memuru William Murray intikam amaciyla birkaç hafta süreyle Aborjin kamplarina baskin düzenlemisti. Sorusturma kurulu Constable Murray'in eylemenin hakli oldugu hükmünü vererek beraat ettirmistir.
Aborjinlerin Dini ve Inançlari
Avustralya yerlilerinin topraga saygi ve Düszamani inanci üzerine kurulu sifahi gelenekleri ve manevi erdemleri bulunmaktaydi. Rüyalar, düsler hem yaradilisin antik zamani hem de günümüz gerçegini ifade etmektedir. Düszamani Avustralya Aborjin mitolojisini birlestiren ana temadir. Rüyazamaninin dört yönü bulunmaktadir: Herseyin baslangici; atalarin hayati ve etkisi; yasam ve ölüm tarzi; yasamdaki gücün kaynagi. Rüyazamani hem zamanin hem de herseyin mevcut oldugu mekanin ötesindeki bir durumdur.
Avustralya yerlileri düs görmeyi "herseyin bir anda" oldugu zaman olarak adlandirirlar çünkü rüyada geçmis, an ve gelecek ayni anda mevcuttur. Düszamani kisinin hayati süresinde uyanik bilinç haliyle tecrübe ettigi lineer bir zaman olmadigi Batililarin kavrayisinda oldugu gibi öznel bir durum da degildir. Düszamani kabile üyeleri kabile kurallari ve geleneklerine uygun yasadiklarinda yüzyüze gelecekleri bir durumdur ve ritüellerle ve kabile mitolojilerini dinleyerek kisinin rüya zamanina girisinin saglandigi nesnel bir durumdur.
Ölümün insan yasaminda bir son olmadigina inanan Aborjinler için rüyalarda ölmüs akrabalarla iletisim kurmak ve hatta rüya gören kisinin rüyadaki akrabalari tarafindan iyilestirilmesi bile mümkündür. Ölüm kisinin uykuda geçici olarak gittigi Düszamanindan dogum yoluyla çiktigi ve daha sonra tekrar Düszamanina geri gittigi hayat döngüsünün bir parçasidir.
Düs zamani hikayelerinden bir versiyon
Tüm dünya uykudaydi. Her sey sessiz, hareketsizdi ve hiçbir sey büyümüyordu. Hayvanlar yeraltinda uyumaktaydi. Bir gün gökkusagi yilani uyandi ve dünyanin yüzeyinde süründü. Her seyi bir kenara itti ve bu onun tarziydi. Tüm bir diyari gezdi ve yoruldugunda kivrilip uyumaya basladi. Böylece heryere izini birakti. Sonra geri döndü ve kurbagalara seslendi. Onlar da su dolu kocaman mideleriyle ortaya çiktilar. Gökkusagi yilani onlari gidiklayip güldürdü. Sular agizlarindan çikti ve gökkusagi yilaninin izlerini doldurdu. Göl ve nehirler böyle yaratildi. Daha sonra çimenler ve agaçlar büyümeye ve yeryüzünü yasam doldurmaya basladi.
Aborjin Duasi
her sey yeterli olsun! seni ayakta tutmaya yetecek kadar güzelliklerle dolu bir yasam sürmeni diliyorum. aydinlik bir bakis açisina sahip olmana yetecek kadar günes diliyorum. günesi daha çok sevmene yetecek kadar yagmur diliyorum. ruhunu canli tutmaya yetecek kadar mutluluk diliyorum. yasamdaki en küçük zevklerin daha büyükmüs gibi algilanmasina yetecek kadar aci diliyorum. isteklerini tatmin etmeye yetecek kadar kazanç diliyorum. sahip oldugun her seyi takdir etmene yetecek kadar kayip diliyorum. son "elveda"yi atlatmana yetecek kadar "merhaba" diliyorum.
Günümüzde Aborjinler ve Inançlari
2001 yilinda Avustralya Istatistik Bürosu toplam yerli nüfusunu 458,521 olarak vermistir (bu rakam Avustralya'nin toplam nüfusunun %2.4'üdür). Bu nüfusun %90'i Aborjin olarak, %4'ü Torres Strait Islander, geri kalan %4'ü hem Aborjin hem Torres Strait Islander olarak tanimlanmaktadir. 1996 nüfus sayiminda Aborjinlerinin %72 oraninda Hristiyanligin çesitli formlarini uyguladiklari %16'sinin ise herhangi bir dini isaretlemedigi bildirilmistir. 2001 yili nüfus sayiminda Aborjin nüfusunun yüzde 0.03 kadarinin Aborjin dini pratiklerini uyguladiklari tespit edilmistir.
1999'da Avustralya Anayasasinin degistirilmesi kabul edildi. Bu anayasainin giris bölümünde Avustralya'da Ingiliz Yerlesiminden önce Yerli Avustralyalilarin kitada yasadigi kabul edilmekteydi.
2004 yilinda Avustralya Hükümeti Avustralya'nin en büyük yerli organizasyonu olan ATSIC'i (The Aboriginal and Torres Strait Islander Commission) kamufonlarinin ATSIC'in baskani tarafindan kötüye kullanildigi gerekçesiyle feshetti ve yerlilerle ilgili spesifik programlar baska hükümet departmanlarina aktarildi ve hükümetle koordineli çalisan "Department of Immigration and Multicultural and Indigenous Affairs" altindaki "The Office of Indigenous Policy Coordination" kuruldu.
Avustralya Aborjin nüfusunun büyük bir kesimi sehirlesmis ancak küçük bir kesimi eskiden kilise misyonu olan bölgelerdeki iskanlarda yasamaktadir. Aborjin gençleri genel nüfusa oranla 11 kat daha fazla hapse giriyor ve polis gözetimi altinda islenen intihar ? oranlari oldukça yüksek. Issizlik, saglik ve yoksulluk problemleri ayni sekilde genel popülasyona oranla oldukça yüksek, okul birakma ve üniversiteye giris oranlari ise düsük seyretmektedir.